Mide Kanseri Dr.Hakan Özkul'a Soru Sor Mide Kanseri Nedir? Mide kanseri, midenin iç yüzeyini kaplayan sağlıklı hücrelerin çeşitli nedenlere bağlı olarak kanserli hücrelere dönüşmesi sonucu meydana gelen ölümcül bir hastalıktır. En sık görülen kanser çeşitlerinden biri olup dünya genelinde rastlanan kanser çeşitlerinin %10’ unu oluşturur. Erkeklerde, kadınlara göre daha sık oranda görülür. Türkiye’ de akciğer kanserinden sonra ikinci en çok rastlanan kanser türüdür. Oldukça sinsi seyreden ve genelde hastalığın ilerlemiş evrelerinde bulgu veren bu kanser çeşidine teşhis için başta mideye yapılan endoskopik inceleme(gastroskopi) olmak suretiyle batın ultrasonu, tomografisi gibi bazı görüntüleme tekniklerini yapmak gereklidir. Mide kanserlerinin %90’ ı adenokarsinomdur. Yani mide kanseri denildiğinde genelde mide iç yüzeyini kaplayan hücrelerden oluşan kanser çeşidi akla gelir. Midede daha seyrek iken lenf bezi hücrelerinden kaynaklanan lenfoma denilen kanser çeşidi de görülebilir. Yine daha seyrek olarak hormon salgılayan hücrelerden kaynaklanan nöroendokrin tümörler ve mide duvarından kaynaklanan gastrointestinal stromal tümörler midede gelişebilir. Tıbbı Bitkiler İle Kanser Tedavisi – Dr. Hakan Özkul – İşin Uzmanı https://youtu.be/SgQ9kqripxs?si=7oMVtt9e6DI0_WOM Mide Kanseri Sebepleri Nelerdir? Mide kanseri, genetik risk etkenleri ile birlikte diyet, sigara gibi çoğu çevresel risk etkeninün komplike mekanizması sonucu oluşur. Tüm dünyada mide kanserlerinin %70’ i gelişmekte olan ülkelerde görülmekte olup sıklığı hastalığa neden olan risk etkenlerinin farkındalığındaki artışa bağlı olarak azalmaktadır. Erkeklerde daha sık görülmekte olup bazı genetik özellikleri taşıyan ailelerde daha çok yatkınlık bulunmaktadır. Genetik alt yapı dışında hastalığın ortaya çıkmasında en önemli etken çevresel risk etkenleridir. Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir? Mide kanseri semptomları genelde şöyledir: İştahsızlık, şiddetli mide ağrısı, erken doyma, bulantı, kusma Diyete ve egzersize bağlı olmaksızın beklenmedik biçimde aşırı kilo kaybı Yutma güçlüğü, gıdaların mideye geçişinde zorluk hissetme, takılma hissi Kan kaybına bağlı olarak ortaya çıkan halsizlik, yorgunluk, kesiklik hissi, baş dönmesi, solukluk Siyah renkli dışkılama, kanlı kusma Mide ve karın bölgesinde ele gelen sertlik Mide Kanseri Tanısı Nasıl Konulur? Üst Sindirim Sistemi Endoskopisi (Gastroskopi): Ucunda ışıklı video kamera sistemi bulunan son derece esnek endoskopi cihazı ile ağızdan girilerek yemek borusu, mide ve ince bağırsağın ilk bölümünün incelenmesi prosedürdür. İşlem sırasında anormal yapılar saptanırsa, endoskoptan geçen aletler kullanılarak biyopsi yani doku örneği alınabilir. Alınan doku örneği, patoloji laboratuvarında incelenerek kanserin olup olmadığı saptanır. Görüntüleme testleri: Ultrason, tomografi, magnetik rezonans görüntüleme (MR) ve pozitron emisyon tomografi (PET-BT) gibi görüntüleme teknikleri ile tanı ve hastalığın evresinin belirlenmesi sağlanabilir. Mide Kanseri Evreleri Nelerdir? Evre: Bu kısımda kanser, mukozadaki hücrelerin üst tabakasının altından daha çok büyümemiştir. Kanser herhangi bir lenf noduna ya da bedenin diğer bir bölümüne yayılmamıştır. Evre: Kanser, üst hücre tabakasının altında büyümüştür. Fakat ana kas tabakasına ulaşmamıştır. Yalnızca midenin yakınındaki üç ile altı lenf noduna yayılmıştır. Mideye uzak olan diğer organlara kanser henüz yayılmamıştır. Evre: Kanser midenin ana kas tabakasına haline gelmiştir. Yedi ya da daha çok lenf noduna yayılmış, yalnız mide dışındaki dokulara ya da organlara yayılmamıştır. Evre: Bu evre, hastalığın en ileri evresi olup kanserli hücreler midenin dışında bedenin diğer bölgelerine metastaz yapmıştır yani yayılmıştır. Mide Kanserinde Erken Teşhisin Önemi Bu kanserin erken bir aşamada keşfedilmesi, hastalığın semptomları ve mevcut tedavi seçenekleri ile ilgiliki bilgilerden faydalanmak için hayati önem taşımaktadır. Sindirim sisteminde ani değişiklikler ya da midede rahatsızlık yaşayan hastalar en hızlıca bir tıp uzmanına başvurmalıdır. Mide Kanserinde Fitoterapi Tedavisi Mide kanserinin tedavisinde tamamlayıcı ve destek tedavileri önemli bir yer tutar. Fitoterapi, konunun uzmanı ve fitoterapi eğitimi almış hekimler tarafından şahsa özgü uygulandığında etkilidir. Hastanın ameliyat öncesi beslenmesinde, vitamin ve mineral eksikliğinde gerekli destekler sağlanır. Kemoterapi esnasında oluşan yan etkilerde kullanılan ilaçlarla etkileşmeyen bitkisel destek ürünleri kullanmak mümkün. Örneğin ilaçlara bağlı oluşan bulantı ve kusmalarda zencefil çayı ya da ekstreleri yararlıdır. Zerdeçalın kanser üzerindeki olumlu etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Vitamin C ve D, resveratrol, çinko, magnezyum, propolis, yeşil çay ve selenyum da kansere karşı iyi gelen takviyelerdir. Kliniğimizde devam eden bir çalışmamızda ön sonuçlara göre fitoterapi ve destek tedavisi yaptığımız hastaların hem yaşam kalitelerinin hem de hastalığa ahenklerinin daha iyi olduğunu fark ettik. YILDIZ HANIM 4. EVRE AKCİĞER KANSERİNİ YENDİ ! https://youtu.be/zHlL7huQVjs?si=CzEJKf7B3Lj5FS-nhttp%3A%2F%2Fwww.hakanozkuldestek.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2024%2F02%2Fvideo.mp4 Dr.Hakan Özkul'a Soru Sor
Meme Kanseri
Meme Kanseri Dr.Hakan Özkul'a Soru Sor Meme kanseri, meme dokusunda başlayan bir kanser türüdür. Genellikle meme lobüllerinde (süt üreten bezler) veya meme kanallarında (sütü meme uçlarına taşıyan borular) başlar. Erken teşhis ve tedavi ile meme kanseri genellikle başarıyla tedavi edilebilir. Ancak, ihmal edilirse veya ilerlemişse, diğer organlara yayılabilir ve hayati tehlike oluşturabilir. İşte meme kanseri hakkında bazı detaylar: Risk Faktörleri: Meme kanseri gelişiminde birden çok faktör rol oynar. Bu faktörler arasında genetik yatkınlık (örneğin BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları), yaş, hormonal etkiler (örneğin, menopoz sonrası hormon tedavisi), aile öyküsü, obezite ve alkol tüketimi bulunmaktadır. Belirtiler: Meme kanserinin belirtileri arasında meme veya meme altı bölgesinde bir kitle veya şişlik, meme ucunda akıntı (kanlı veya sulu), meme cildinde değişiklikler (kızarıklık, pullanma veya portakal kabuğu görünümü) ve meme dokusunda anormal bir sertlik yer alabilir. Erken Teşhis: Meme kanserinin erken teşhisi için düzenli meme muayeneleri ve mamografi taramaları önemlidir. Mamografi, meme kanserinin erken evrelerinde tespit edilebilir ve tedavi şansını artırabilir. Tanı Yöntemleri: Meme kanseri tanısı, mamografi, ultrason, manyetik rezonans görüntüleme (MRI), biyopsi ve hücresel inceleme gibi çeşitli görüntüleme ve testlerle konur. Tedavi Seçenekleri: Meme kanseri tedavisi, kanserin tipine, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir. Tedavi seçenekleri arasında cerrahi müdahale (mastektomi veya lumpektomi), radyasyon terapisi, kemoterapi, hormonal tedavi ve hedefe yönelik ilaçlar bulunmaktadır. Prognoz: Meme kanseri tedavisinin başarısı, kanserin türüne, evresine ve tedaviye verilen yanıta bağlıdır. Erken evrede teşhis edilmiş meme kanseri genellikle daha olumlu bir prognoza sahiptir. Destek ve Bakım: Meme kanseri tanısı alan hastalar, tedavi sürecinde fiziksel, duygusal ve psikolojik destek sağlayan multidisipliner bir sağlık ekibinden yararlanabilirler. Bu ekip, onkologlar, cerrahlar, radyasyon onkologları, hemşireler, beslenme uzmanları, psikologlar ve destek grupları gibi uzmanları içerebilir. Özetle, meme kanseri erken teşhis edilip uygun şekilde tedavi edildiğinde, birçok hasta uzun vadeli sağkalım şansına sahip olabilir. Bu nedenle, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları meme kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Tıbbı Bitkiler İle Kanser Tedavisi – Dr. Hakan Özkul – İşin Uzmanı https://youtu.be/SgQ9kqripxs?si=7oMVtt9e6DI0_WOM Fitoterapi ile Meme Kanserine Çözüm Var! Kanser günümüzde tedavisi zor olan ağır bir hastalıktır. Fakat tedavisi mümkündür. Kanserin tedavisini hızlandıran en önemli faktörlerden birisi erken teşhistir. Günümüzdeki imkanlar ve modern tıp sayesinde kanser erken teşhis edilebilmektedir. Yine de herkes bu durumun farkına varamamakla birlikte çok geç teşhis koyulan hastalarda mevcuttur. Fitoterapi ile kanser tedavi yöntemlerinin yan etkileri azaltılmakta ve tedavinin hızı arttırılmaktadır. Modern tıbbın fitoterapi ile birlikte kullanılması ile birlikte binlerce kanser hastası kanserden kurtulmaktadır. Fitoterapi ile Akciğer Kanseri, Prostat Kanseri, Mide Kanseri, Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri, Böbrek Kanseri, Pankreas Kanseri, Rahim (Uterus) Kanseri, Cilt Kanseri, Testis Kanseri, Mesane Kanseri, Over (Yumurtalık) Kanseri ,Bağırsak (Kolon) Kanseri ve Meme Kanseri gibi kanserlerin tedavisinde önemli ilerlemeler kat edilebilmektedir. Meme Kanseri tedavisi Fitoterapi hangi nedenlerle kullanılır? Kanser hücreleri ile savaşmak.Kanser hücrelerinin diğer organlara yayılmasını önlemek.Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun diğer hastalıklara karşı savunmasını arttırmak.Kemoterapi ve radyoterapinin etkisini artırmak.Hastalıktan, kemoterapiden veya radyoterapiden kaynaklı baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma ve halsizlik gibi yan etkileri azaltmak. Tedavinin Etkili Olduğu Kanser Türleri Akciğer Kanseri, Mide Kanseri, Prostat Kanseri, Kolon Kanseri, Karaciğer Kanseri, Meme Kanseri, Rahim Ağzı Kanseri, Böbrek Kanseri, Pankreas Kanseri, Yemek Borusu Kanseri, Yumurtalık Kanseri, Üst Yutak Kanseri, Rahim Kanseri, Cilt Kanseri, Testis Kanseri, Mesane Kanseri, Beyin Tümörü, ve metastaz tedavilerinde fitoterapi etkilidir. Kanser Tedavisi için Kullanılan Şifalı Bitkiler Nelerdir? Araştırma merkezlerinde yapılan çalışmalara göre ginseng, yaban mersini, zerdeçal, reishi mantarı gibi bitki özlerinin kanser tedavisinde kullanılarak olumlu sonuçlar alındığı gözlemlenmiştir. Bu konular hakkında çalışmalar yapan Fitoterapi uzmanları kanser tedavisinde etkili bitkisel ürünleri ve bitki özlerini geliştirmektedirler. Ülkemizde en sık görülen kanser tipi Akciğer Kanseridir. Akciğer Kanserinin sebeplerinin başında sigara kullanımı gelmektedir. Tıbbi bitkileri tüketen Çin ve Hindistan gibi ülkelerde kansere yakalanma oranı diğer ülkelere nazaran daha azdır. Bu ülkelerde görülen kanserlerin nedeni genelde hava kirliliğidir. Kanser Hastaları Nasıl Beslenmelidir? Dr. Hakan Özkul Kanser Tedavisi için kendisine gelen hastalara tedavinin olumlu sonuç verebilmesi için “Kanser hastasının yeme-içmeye devam etmesi ve bilincinin yerinde olması gereklidir.” diyor. Kanser Hastaları için Beslenme Tüyoları: Ev yapımı yoğurt tüketilmeli,Katkı maddesi içeren ürünler tüketilmemeli,Tereyağı ve zeytinyağı dışındaki yağlardan uzak durulmalı,Unlu mamüller tüketilmemeli,Şekerden uzak durulmalı,Beyaz ekmek tüketilmemeli (ekmek olarak tam buğday ekmeği tüketilebilir),Sarımsak, limon ve bal tüketilmeli,Sabah ve akşam olmak üzere bir tatlı kaşığı çörek otu yağı ve yarım çay bardağı süzme zeytinyağı tüketin, Fitoterapi ile Kanser Tedavisinin Süresi Ne Kadardır? Fitoterapi ile Kanser Tedavisine vücut anında cevap vermez ve bir süreç gerektirir. Kanser Tedavisinin süresi 6-12 ay arasında kanserin türüne ve hastanın durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Tedavinin etkisi 4 ay gibi kısa bir sürede de etki edebilmekle birlikte 1 sene sürdüğü de görülmektedir. Kanserli hücreler tamamen tedavi edildiğinde olası metastazları önlemek için düşük dozlarda fitoterapi tedavisinin devam edilmesi önerilmektedir. Radyoterapi ve kemoterapi çoğu zaman kanser hücrelerini yok edememektedir. Bu hücreler başka organlara geçip güçlenir ve kanser hücreleri üremeye başlar. Metastaz eden kanser bir öncekinden daha ağır geçer. Bu yüzden kemoterapi ve radyoterapi dışında fitoterapi tedavisi mutlaka uygulanmalıdır 4. Evre Meme Kanserini Fitoterapi İle Yenen Hastamız! https://youtu.be/1carzxIDyOs?si=yXcHtg04AvbrX011http%3A%2F%2Fwww.hakanozkuldestek.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2024%2F02%2Fvideo.mp4 Dr.Hakan Özkul'a Soru Sor
Prostat Kanseri
PROSTAT KANSERİ Prostat kanseri, tedavisi zorlu olan ancak umutsuz olunmaması gereken bir hastalıktır. Erken teşhis, prostat kanseri tedavisinde kritik bir öneme sahiptir ve modern tıp, hastalığı erken aşamalarda tespit etme konusunda büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Ancak birçok hasta, hastalığın ilerlemiş evrelerinde teşhis edildiğini fark eder. Fitoterapi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi gibi modern tedavi yöntemlerinin etkisini artırabilir, yan etkileri azaltabilir ve kanser hastalarına umut verebilir. Fitoterapi ve modern tıbbın bir arada kullanılmasıyla birçok hasta kanseri yenmektedir. Prostat kanseri tedavisinde fitoterapinin kullanılmasının nedenleri şunlardır: Kanser hücreleri ile mücadele etmek, Kanser hücrelerinin metastazını önlemek, Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudu diğer hastalıklara karşı korumak, Kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini artırmak, Tedaviye bağlı yan etkileri (baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma ve halsizlik gibi) azaltmak. Fitoterapinin etkili olduğu kanser türleri arasında akciğer kanseri, mide kanseri, prostat kanseri, kolon kanseri, karaciğer kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, böbrek kanseri, pankreas kanseri, yemek borusu kanseri, yumurtalık kanseri, üst yutak kanseri, rahim kanseri, cilt kanseri, testis kanseri, mesane kanseri, beyin tümörü ve metastatik kanserler bulunmaktadır. Üniversite hastanelerinde ve araştırma merkezlerinde yapılan çalışmalar, reishi mantarı, ginseng, zerdeçal ve yaban mersini gibi bitkilerin kanser tedavisinde başarılı olduğunu göstermektedir. Kanser tedavisinde etkili bitkilerle ilgili araştırmalar, modern tıbbı destekleyecek bitkisel ürünlerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Beslenme de kanser tedavisinde önemli bir faktördür. Kanser hastalarının ve sağlıklı bireylerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Beslenme önerileri arasında zeytinyağı ve tereyağı kullanımı, ev yapımı yoğurt ve kefir tüketimi, katkı maddesi içeren ürünlerden kaçınma, beyaz unlu mamullerden uzak durma, şekerli gıdalardan kaçınma ve doğal şekerlerin tercih edilmesi bulunmaktadır. Prostat kanseri tedavisi fitoterapi ile uzun bir süreç gerektirebilir. Tedavi süresi hastanın durumuna ve kanserin türüne göre değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarda kanserli hücrelerin yok edilmesi kısa sürebilirken, diğerlerinde daha uzun sürebilir. Metastazları önlemek amacıyla düşük dozda bitkisel desteklerin devam ettirilmesi önemlidir. Sonuç olarak, fitoterapi, prostat kanseri tedavisinde modern tıbbın yanında kullanılabilecek etkili bir yöntemdir. Ancak her tedavi yönteminde olduğu gibi, fitoterapinin de uzman gözetiminde ve bireysel olarak değerlendirilmesi önemlidir. Prostat kanseri gibi birçok kanser türünün teşhisi için çeşitli tanı yöntemleri kullanılmaktadır. Bu tanı yöntemleri arasında şunlar bulunmaktadır: Dijital Rektal Muayene (DRM): Bu muayene, doktorun parmakla rektum içine girerek prostat bezini hissetmesini sağlar. Anormal büyüme veya kitle varlığını tespit etmek için kullanılır. Prostat Spesifik Antijen (PSA) Testi: PSA, prostat bezinin salgıladığı bir protein türüdür. Kan testiyle PSA seviyeleri ölçülerek prostat kanseri riski değerlendirilebilir. Yüksek PSA seviyeleri prostat kanseri veya diğer prostat sorunlarına işaret edebilir. Görüntüleme Testleri: Transrektal Ultrasonografi (TRUS): Ses dalgaları kullanılarak prostatın görüntülenmesini sağlar. Prostatın boyutu, yapısı ve muhtemel tümörler hakkında bilgi sağlar. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Daha ayrıntılı görüntüler elde etmek için kullanılır. Prostat dokusunun detaylı haritalarını çıkarabilir ve kanserli bölgeleri belirleyebilir. Biopsi: Şüpheli alanlardan doku örnekleri alınarak mikroskopta incelenir. Prostat kanserinin kesin teşhisi için biyopsi genellikle gereklidir. Bu tanı yöntemleri genellikle prostat kanserinin teşhisinde kullanılan temel yöntemlerdir. Hastanın durumuna ve belirtilere bağlı olarak doktorlar başka tanı yöntemleri de önerebilirler. https://youtu.be/adrwbbDjnVI?si=RiW9nRFyXwjXrT0Ahttp://www.hakanozkuldestek.com/wp-content/uploads/2024/02/video.mp4 Dr.Hakan Özkul'a Soru Sor